1.
Önce dayak vardı. Söz sonra icat edildi. Çünkü ben konuşmayı çok geç öğrendim. Dayak yemeyi ise beşikten düşerken.
Birkaç ismim vardı ama hiçbirinde benim ben olmadığımı fark ettim.
2.
Büyürken ve sözler bir kamçı darbesi gibi değerken sırtıma ve kamburlaşırken dilim bunca eziyet karşısında, iki dili sığdırdım yaşamaya.
Önce dayak vardı. Ben de önce dayak yemeyi öğrendim. Söz sonra icat edildi. İsmime en sonunda karar verdim.
3.
Büyürken ayaklarım ve aynı zamanda küçülürken ellerim, yürümeyi kaçarak, tutunamamayı düşerek öğrendim. Ellerim küçüktü, düştüm. Ayaklarım büyüktü, düştüğüm yerlerden kaçmaya başladım.
Bir ağacı yuva, ağacın dallarını kâğıt ve kalem yaptım. Ağaç kurumaya başladı, ben soğumaya.
4.
Hiçbir şey yazamadım. Çizemedim de, hiç çizemem.
Kâğıdı tutuşturdum, ağacın köküne bıraktım. Soğukluğum geçmeye, bedenim ısınmaya başlamıştı ağaçtaki yuvamdayken.
Sözcükler Dergisi – 98. sayısı (Temmuz-Ağustos 2022)
