• Fetelîno 2 – Ev

    doğu Kaşka |

    Ev. Yaşamın tüm kusurunu duvarlarına saklar. Kaçıp gitmek, kalıp seyretmek arasında bir kapı vardır sadece. Kapının neresinden bakarsanız bakın, bir diğeri ardınızda, aklınızda kalır. Kapıdan çıkıp gitmek bir seçenektir. Var olduğun evden kurtulmak, ayrılmak -ya da adına ne derseniz deyin- olabilir. Ancak kapı aynı zamanda seçeneksiz bırakılmanın da sesidir, kapandıktan sonra. Her şeyi içinde saklarken yine…

    Devamını oku: Fetelîno 2 – Ev
  • Üzüm. Çocukluğumda gittiğim Kuran kursunu anımsatır bana. Kursa her seferinde heyecanla başlar, zorla devam ederdim. Anlamadığım kalın, peltek ve bana yabancı cümlelerin zorla ezberletilmeye çalışıldığı bir mekândı sadece kuran kursu. Okuyamadığım ya da yanlış okuduğum ayetlerde kafama vuran hocaya duyduğum öfkeydi. Kursa geç kalmak, bazen de gitmemek için yol üzerindeki üzüm bahçesine birkaç arkadaşla dalışımız, en…

    Devamını oku: Fetelîno 1 – Üzüm
  • Binbir Gece Masalları ölümden kaçışın öyküleridir. Yaşama tutunmakta ısrarlı ve yaşamak için mücadele veren bir kadının çabasıdır. Ölüm ve yaşam ilişkisi insanların kafasını hep kurcaladığı gibi bunu şiir, masal ve öykülerle çözmeye çalışmak istemişlerdir. Bugün hala bu çelişki üzerine sağlam taşlarla kurgulanmış eserlerin ilgi çekiciliği gücünü koruyor. Mustafa Orman son kitabında ölüm ve yaşam çelişkisinden çok direkt ölüm…

    Devamını oku: Ağaçları Seyrederken Ölümü Üstlenmek
  • Uzun zamandır kütüphanemi durulaştırmak üzerine düşünüp duruyorum. Kütüphanemi bir metinmişçesine ele alıyorum, yazdığım metinde şu ya da bu olsun ister miydim, yazdığım yazıyı nasıl temizler, nasıl daha arı hale getirirdim diye kendime bunları sorarken, aynı zamanda kütüphanemdeki kitapları inceliyorum. Uzun zamandır kütüphanemi durulaştırmak üzerine düşünüp duruyorum. Kütüphanemi bir metinmişçesine ele alıyorum, yazdığım metinde şu ya…

    Devamını oku: Bir Kütüphaneyi Arındırmak
  • Babamın Gazetesi

    doğu Kaşka |

    Yavaş yavaş sabırla kurduğum kütüphanemi izlerken her seferinde dalıp gidiyorum. Bu öylesine bir cümle değil. Dakikalarca raflardaki kitapların sırtlarına bakıyor, bazı kitapları çekip çıkarıyor, arka kapaklarını okuyor, sayfalarına göz gezdiriyorum. Kitaplarıma gösterdiğim özen bazen kimileri için anlaşılmaz bir seviyede ve can sıkıcı olabiliyor. Ancak bunun benim açımdan bir önemi yok. Benim için önemli olan kitaplarıma…

    Devamını oku: Babamın Gazetesi
  • “Sanat bir zamanlar muhalifti, ama artık kültürel tertibatlar tarafından yutuluyor; ciddiyet bile X, Y, Z kuşakları nazarında kiçe indirgeniyor.”[1] Ayhan Geçgin’in son romanı Dünyalararasında’da var olan muhaliflik, bir yıkımı işaret ederken onarma becerisi göstermiyor bana kalırsa. Ayakları kırılmış bir umudun karşısında, topallayan bir metin diyebiliriz buna. Çünkü baş edemediği noktalarda mekânı aşıp başka bir mekânda nefes…

    Devamını oku: “Dünyalararasında” Yolunu Kaybeden Rehber: Rayber
  • Piyano

    doğu Kaşka |

    1.  Artık bir yerden başlaması gerekiyordu.   Bileğinden başladı. Piyanonun bütün beyaz tuşları, kırmızıya bürünene kadar çalmak istiyordu.  Çaykovski – Old French Song, Op. 39  2.  Vücudu ağırlaşırken, kulakları daha net duyuyor gibiydi.  Parmak uçları sızlıyor, damla damla dökülürken kan parmaklarından tuşlara, tane tane yine parmağından emiyordu notaları.  3.  Beyaza kesmiş yüzü, kolları ve parmakları müziğin…

    Devamını oku: Piyano
  • ongünlük 10

    doğu Kaşka |

    “Bazen, içimde haykıran bir ses bana sen hiç kimsesin, diyor ve tam olarak bu yüzden herkesi hissedebilirsin.” 01-01-2024 Yeni bir sene kendini tekrarlamaktan başka ne getirebilir? 02-01-2024 Andrey Zvyagintsev’in The Return (Dönüş) filmi sadece 12 yıl sonra bir babanın evine geri dönüşünü anlatmıyor bize. Burada baba ve çocuklar arasındaki mücadeleyi izliyoruz. Babaya duyulan öfke, sevgi…

    Devamını oku: ongünlük 10
  • ongünlük 9

    doğu Kaşka |

    “Bir balığın ömrünü yıllarca sırtımda taşımışım.”  20-12-2023  Bazen, özellikle şiirlerimde, aklıma düşen ve şiirlerimde adı geçen birkaç hayvan ismi oluyor. Önceleri çok bilinçli bir tercih değildi bu, içimden, aklımdan öyle geliyordu. Bir süre üzerine düşündüm “neden bu hayvanlar,” diyerek. Sonrasında zihnime düşen bu hayvanlara karşı ya bir özrüm ya bir özlemim ya da bir hikâyem…

    Devamını oku: ongünlük 9
  • ongünlük 8

    doğu Kaşka |

    “Bu müziği dinlerken, Ahmet Uluçay’ın günlüğüne yazdığı bir cümleyi uyarlayarak söylersem, ‘edebiyat için bunca acıya değer mi?’ diye sormak istiyorum. Cevap almak önemli değil, çünkü cevap almak için sorulmuş bir soru değil bu.”  10-12-2023  Yazdıklarımıza derinlik katan şeyin okuma, anlama düzeyimiz dışında bir de zaman gerçekliğinin olduğunu düşünüyorum. Yine de yazar kendi yazdıklarının niteliğini az…

    Devamını oku: ongünlük 8

bilmediğim bir şeyler var. biliyorum, koparırsam yeşilliği, ölecek. / sohrab sepehri