• ongünlük 7

    doğu Kaşka |

    “Ağlayarak aldırdığım defterlere öğrendiğim üç harfi, defter bitene kadar karalıyordum. A-B-C. Dünyam bu ilk üç harfti.”  03-12-2023  Bir kedinin acı çekişini izleyen birinin, hiç görmediği bir ülkede ölen insanların acısına samimi duygularla yaklaşabileceğine inanmıyorum. Hiçbir bakış, hiçbir inanç, hiçbir ideoloji bu ikiyüzlülüğün altını dolduramaz.  04-12-2023  Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filmini izleyince aslında yıllar önce izlediğimi…

    Devamını oku: ongünlük 7
  • ongünlük 6

    doğu Kaşka |

    “Kanun acımasızdır. Katil ve kurban yaratır. Yine aynı Kanun hem katili hem de kurbanı aynı sofrada bir araya getirir.”  27-11-2023  Arnavut dağlarında yüzyıllardır süregelen Kanun ve töre, kendi ülkemizde yaşanan kan davalarından çokta uzak değildir. Abisinin katilini öldürüp intikamını alan Corg artık kendisi kurbandır. Herkesin bildiği, tahmin ettiği ve acımasızca beklediği ölümler silsilesidir bu. Kurban…

    Devamını oku: ongünlük 6
  • ongünlük 5

    doğu Kaşka |

    “Şiirden kaçamıyorum. Tek kalmak veya kalabalık olmak buna çözüm değil. Çünkü her iki durumunda farklı sesleri var ve hep kulağımda yankılanıyor.” 12-11-2023 Bir şeyin varlığını yok saymak (bir hakikat, bir halk…), onu gördükçe öfkelenmeye yol açtığı içindir ki saldırgan bir tutuma sahip olunur. Ancak var olan şeyin, varlığını kabullenmek ve onunla yaşamayı öğrenmek, kötü olarak…

    Devamını oku: ongünlük 5
  • ongünlük 4

    doğu Kaşka |

    “Hayata karşı kırgınlıklarımızı edebiyatla mı öğütüyoruz acaba?”  31-10-2023  15 Kasım 1910, saat 10 tarihli Kafka’nın günlüğünden: “Yorulmama izin vermeyeceğim. Yüzümü kesip doğrasa bile yazmakta olduğum öykünün içine sıçrayıp atlayacağım.”  Ancak yorulmamak elde mi? Yaşadığımız bu zaman içerisinde onca ağırlığın altında ezilen sırtımız ve ellerimiz, yine de bu öyküleri taşımak ve anlatmakla yükümlü.  1-11-2023  bir not: …

    Devamını oku: ongünlük 4
  • ongünlük 3

    doğu Kaşka |

    “Kitapla alakası olmayan babam, kendine gazete alırken bana da yanlışlıkla kitap almış oluyordu bu sayede. Belki de onun bu yanlışlıkları kitap okumanın ateşini içimde harladı.”  24-10-2023  Kitap okumak bir şeytan gibi içimde yer ettiğinde yaşım küçüktü. İlk okuduğum çocuk kitabı Küçük Kibritçi Kız öyküsüydü. O yaştaki bir çocuk için çok yaralayıcıydı bu öykü. Ki kitap…

    Devamını oku: ongünlük 3
  • ongünlük 2

    doğu Kaşka |

    “Ölümlerin artık canlı yayınlandığı ve sadece izlemek zorunda kaldığımız bir dünyada mı yaşıyoruz?”  11-10-2023  Adalet Ağaoğlu’nun ve Oğuz Atay’ın günlüklerini okudum. Kafka’nın Günlüklerini okuyorum. Günlük ve deneme okuyunca zihnimi dinlendirmiş gibi hissediyorum. Yaptığım okumalara karşılık, yine okuma yaparak dinlenmek gibi fiziken yorulduğum vakitlerde yürüyüş yaptığımda bedenimi dinlendirmiş oluyorum. Yürürken kendimi daha net duyabiliyorum. Yürümenin, daha…

    Devamını oku: ongünlük 2
  • Önce Dayak Vardı

    doğu Kaşka |

    1.  Önce dayak vardı. Söz sonra icat edildi. Çünkü ben konuşmayı çok geç öğrendim. Dayak yemeyi ise beşikten düşerken.   Birkaç ismim vardı ama hiçbirinde benim ben olmadığımı fark ettim.  2.  Büyürken ve sözler bir kamçı darbesi gibi değerken sırtıma ve kamburlaşırken dilim bunca eziyet karşısında, iki dili sığdırdım yaşamaya.  Önce dayak vardı. Ben de önce…

    Devamını oku: Önce Dayak Vardı
  • ongünlük 1

    doğu Kaşka |

    “İntiharı yüceleştiren eylemlerle, yasaklayan din arasında bir boşluk var ve ben o boşluktan bakmaya çalışıyorum.”  01-10-2023  Öykülerimde genel olarak intiharı işlediğimi biliyorum ancak bunu fark etmek ayrı bir mesele. Kimi zaman bilinçli yapmasam da bu noktaya bir şekilde varıyorum. Ölüm, yaşamın içerisinde ya da üzerinde o kadar gerçek ve yaşadığımızı hatırlatan bir olgu ki görmezden…

    Devamını oku: ongünlük 1
  • Şehir

    doğu Kaşka |

    Kudüs bana şöyle seslendi;Bugün sadece iki saat içerisindeŞehrimin göğsü üzerindeElli nehri boğdular.Santiago gecelerinin hilâli bana şöyle seslendi;Bugün sadece bir saat içindeŞehrimin başı üstündeYüz yıldızımı kurban ettiler.Afrikalı siyah, kızıl yeleli bir at bana şöyle seslendi;Bugün sadece yarım saatteSırtımdaki siyah taş üzerindeSayısız insanımın beynini parçaladılar.Bense şöyle seslendim;Kardeşler!Aramızdaki tek fark şudur;Benim şehrimi öyle bir öldürdüler ki, dakika dahi…

    Devamını oku: Şehir
  • Bir öyküyü, şiiri, denemeyi yazmaya ayırdığımız süre, harcadığımız emek ve enerjiyi aşan yiyip bitiren bir durum bunları yayınlayabilmek. Bir yayıncı bulmak, kitabını kabul ettirebilmek belki de bu süreçten daha çok enerji tüketiyor. Yazmaya harcamamız gereken enerjiyi buna harcıyoruz ve bu durum var olan motivasyonu yerle bir edebiliyor. Yayınevi çok ancak yaşadığımız şu durumda bir tanıdığınız…

    Devamını oku: Yazılanın Okunma Arzusu

bilmediğim bir şeyler var. biliyorum, koparırsam yeşilliği, ölecek. / sohrab sepehri